Noterde Aracın Gerçek Bedelini Gösterin! Yoksa…

Araç satış işlemlerinde, karşı tarafın daha az gelir vergisi ödemek için resmi satış bedelini az gösterme talebine çoğunlukla ses çıkarılmaz.

Yahut galericiye vekâletname verildiği için, satış işlemi tek taraflı olarak satıcıya bırakılmış olunur, o ne yazdırırsa itiraz edilmez.

Peki, bu durumun ne gibi sakıncaları vardır?

Satıcının, olması gereğinden daha az vergi ödemesini sağlayarak, devleti dolandırmaya çalışmasını hiç düşünmedik diyelim…

Ya aldığımız araç ayıplı çıkarsa? Bu ihtimal hiç aklınıza gelmiş miydi? Nasılsa hâkimler de insan, aracın gerçek değerini biliyorlardır herhalde diyebilirsiniz; noterdeki az gösterilen bedelin gerçek değer olmadığını herkes ilk bakışta anlamaz mı, adalet elbet sağlanır diye de düşünebilirsiniz.

Aslında hiç de öyle olmaz. Neden, hâkimler sizin işlenmesine sebebiyet verdiğiniz bir vergi kaçakçılığını sizin lehinize düzeltsin ki?

Ayrıca hukukta belirli bir meblağın üstündeki her alacak yazılı delil ile ispatlanmak zorundadır. Elinizdeki tek yazılı delil de araç satış belgesi ve o belgeden daha üstün bir yazılı deliliniz yoksa tanık dinletme fikriniz bir düşten ibaret olur.

Neticede, aracınız ayıplı çıktığı zaman, noterden satın alma bedelinin düşük gösterilmesine ses çıkarmadı iseniz, karşı tarafın hiç de dürüst davranmayacağına neredeyse emin olabilirsiniz!

Mesela, gerçekte 60 bin TL verdiğiniz bir aracı, noterde 45 bin TL satış bedeli ile almış gibi gösterirseniz geçmiş olsun! Neden mi? Diyelim ki, aracınızda gizli bir ayıp çıktı, satıcıya durumu ihbar ederek bedel iadesi talep ettiniz. Bu durumda satıcı dürüst değilse ki değildir (devleti dolandıran sizi neden dolandırmasın?); gerçekte verdiğiniz 60 bin TL yerine, noterde satış bedeli olarak gösterdiğiniz 45 bin TL’yi ancak alırsınız.

O halde bu durumdan ne ders çıkarıyoruz? Bütün satış işlemlerinde gerçek bedeli göstermek hayati öneme sahiptir. Aksi takdirde “satıcı az vergi ödesin, mutlu olsun” derken, siz zararlı çıkarsınız.